Ergenekon Soruşturması yapılmamış olsaydı şimdi ne yaşıyor olacaktık?

Yayınlandı: 29 Temmuz 2011 / Güncel, Siyaset & Politika

İSTANBUL’da, Eskişehir’de ve ülkenin birçok bölgesinde “yaşanan-yaşatılan-tezgâhlanan” oyuna detaylı bakınca ve en önemlisi “nasıl başarıya ulaşamadan yarım kaldığını analiz edince” son “3 yıl içinde çökertilen yerleşik yapının” ne olduğunu daha iyi anlıyorum…

Ergenekon soruşturmasından başlayarak diğerlerine uzanan süreçte “yerleşik dinamik” çökertilmese ve/veya “iş yapamaz” hale getirilmeseydi, çok net ve kesin söylüyorum; TÜRKİYE bugün “Türk-Kürt denklemi üstüne kurulmuş” bir iç savaşı yaşıyordu. Sokaklar kan gölü, insanlar cadı avında, ülke içinden bölünmüş ve “Yugoslavya modeline” giden bir yapıya dur demek için “DEMOKRASİ RAFA KALKMIŞTI”! Her Türk vatandaşının bu gerçeği bilmesi ve nasıl bir “tezgâha” DUR dendiğini çok iyi anlaması gerekli!

Bu yazıya “asla olmaz” diyenler hemen arkasından şu cümleyi ekleyecekler: “Bulunan 50 el bombasıyla, 15 lav silahıyla darbe mi olurdu, ne soruşturması!..”

Sevgili dostlar, herkesin dikkatle anlaması gereken detay da burada gizli. O “birkaç parça silah darbe yapıp, yönetime o silahların gücüyle el koymak için yetmezdi ama 500-1000 kişiyi öldürmeye ve arkasından korkunç bir iç savaşı başlatacak süreci ateşlemeye” yeter de artardı! Büyük tezgâh asla “doğrudan darbe üstüne” kurulmadı, “darbe olması gereken ortamı sağlamak” ve TSK’yı içeriye çekerek “demokrasiyi katlettirmek” üstüne planlandı!

Ergenekon soruşturmasında adını duyduğunuz onlarca dernek “iç savaş sürecini” sağlamak için “kurulan yapının” uzantılarıydı ve “dış-iç yerleşik yapı” tarafından ya tahrik edildi veya doğrudan kurduruldu! Bu “kurulum” ortaya çıkartılmadan çok kısa bir süre önce şöyle bir istihbarat artık her yerde konuşulur hale gelmişti: “Orta Anadolu’da köylülere silah dağıtılıyor, terörün tavan yaptığı bir dönemde, Orta Anadolu’da tek tük olan Kürt yoğunluklu köylere halkı saldırtacaklar.” Konuşturularak “açık” hale getirilmesinin tek bir amacı vardı; taraftar toplamasını sağlamak…

Sonuç: Son bir hafta içinde İstanbul’da ve Eskişehir’de yaşananları görünce, “Ergenekon başta olmak üzere bu soruşturmaları kendi canlarını tehlikeye atarak yapanlar” olmasa, acaba şimdi “NE YAŞIYOR OLACAKTIK” sorusunu soruyorum! Ne olacaktı biliyor musunuz; Türkiye’nin tamamı Zeytinburnu ve Eskişehir gibi olacaktı! Biri sizin çocuğunuzun canına kıymaya çalışıyor, siz de onu korumak için başkasına kastediyor olacaktınız!

Son söz: Türkiye uzun süredir planlanan “uçurumun kenarından” DÖNDÜ ve sağlam bir yapıya doğru hızla yol alıyor. Ortaya çıkanları ve çıkanlardan yola çıkarak uzantıları tahmin edince “yerleşik yapının” ne kadar güçlü dönemler geçirdiğini ve Türkiye ile “nasıl oynandığını” çok iyi görebiliyorum. Bu gerçeği, Türkiye’mizin “nereden nereye” geldiğini ve YAPILANIN NE KADAR BÜYÜK bir HAMLE olduğunu bütün Türk vatandaşları görmeli. Görmeli ki; AYNI KURULUM bir daha yapılamasın!

Önemli NOT: Bu yazının amacı, bu soruşturmalar kapsamına girenler “kesin suçludur” demek asla değil! Aksi ispat edilene kadar herkes MASUMDUR. Amacım olayın özünü anlatmak ve “neyin önüne”, kimlerin, nasıl geçtiğini ortaya koymak!

‘Gaza geldim, ben de katıldım’ diyenler iyi okusun!

BİRİ diyor ki; olay vardı, ben de koştum, katıldım, bu ülkede yeter artık bu Kürtlerin yaptığı…

Hey arkadaşım, ne yaptığının farkında mısın! Gaza geldim de yaptım dediğin “halkı ayrıştırmak, kin ve düşmanlığa sevk etmek” özüyle anlatılacak eylemin “katılımcısı” olmanın suçu 15 yıl, eylemi planlamak ve liderlik etmenin suçu ömür boyu hapis! Bana inanmıyorsan aç CEZA kanunlarımıza bak!

Sevgili dostlar, son olaylarda “Biz de yaptık, ne var” diyenlere, bunun böyle olmadığı YARGI makamı tarafından çok iyi anlatılmalı! Anlatılmalı ki; kullanılanlar, gaza gelenler ve akıllarınca çözüm bulanlar, haddini bilsinler, akıllarını başlarına alsınlar! Ülkede kardeş kanı dökmeye teşebbüs asla “holiganizm” gibi algılanamaz ve YASA ne diyorsa yani “15 yıl ile müebbet arasında” cezasının olduğu “örnek” olabilecek CEZALAR ile Türk halkına gösterilmelidir. Bir Türk vatandaşı asla diğerine “etnik, kültürel, bölücü ve yıkıcı” nedenlerle “saldıramaz”, saldıranlara iştirak edemez, teşebbüs bile edemez!
Sonuç: Maça gider gibi “iç savaş provokasyonlarına” katılanlara sesleniyorum: 15 yıldan başlıyor, ömür boyu hapis cezasına kadar gidiyor! Aklınızı başınıza alın!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s