‘Teknoloji’ Kategorisi için Arşiv


Antivirüs sınama laboratuvarı AV-Test, önde gelen antivirüs yazılımlarını bir kez daha masaya yatırdı. Testler, ilk çeyrekte yapılan değerlendirmenin ardındanyılın ikinci çeyreğinde kimin yükselip, kimin düştüğünü ortaya çıkardı.Avast‘tan Webroot‘a 22 güvenlik yazılımının zararlıları algılama, kaldırma ve genel performans gibi yeteneklerinin ölçüldüğü testte Windows XP’nin 32 bit sürümükullanılmış ve Nisan-Haziran 2011 zaman aralığı kapsanmış.Test sonuçlarında üst sıralarda kıyasıya rekabetin sürdüğü dikkat çekiyor. Ücretsiz olarak PC’sini korumak isteyen kullanıcıların Avast’ı tercih etmesi gerektiği ortaya çıkarken ücretli sürümlerde ise BitDefender, Kaspersky ve Panda ilk sıraları paylaşıyorlar. Comodo, McAfee, Microsoft Security Essentials gibi yazılımlar ise aldığı puanlarla hayal kırıklığına uğratıyor.

22 antivirüs yazılımının zararlılardan koruma, kaldırma, kullanım kolaylığı ve toplam puanlarını sonraki sayfalarımızda bulacaksınız.

22. Comodo Internet Security 5.3, 5.4Zararlılardan koruma: 3.5 puan
Zararlıları kaldırma: 1.5 puan
Kullanım kolaylığı: 3 puanToplam: 8 puan

21. Norman Security Suite Pro 8.0

Zararlılardan koruma: 3.5 puan
Zararlıları kaldırma: 1.5 puan
Kullanım kolaylığı: 3 puan

Toplam: 9 puan

20. CA Internet Security Suite 2011

Zararlılardan koruma: 1.5 puan
Zararlıları kaldırma: 3.5 puan
Kullanım kolaylığı: 4.5 puan

Toplam: 9 puan

19. McAfee Total Protection 2011

Zararlılardan koruma: 3 puan
Zararlıları kaldırma: 3 puan
Kullanım kolaylığı: 3.5 puan

Toplam: 9 puan

18. K7 Computing Total Security 11.1

Zararlılardan koruma: 4 puan
Zararlıları kaldırma: 3.5 puan
Kullanım kolaylığı: 3 puan

Toplam: 10.5 puan

17. PC Tools Internet Security 2011

Zararlılardan koruma: 4 puan
Zararlıları kaldırma: 4.5 puan
Kullanım kolaylığı: 2 puan

Toplam: 10.5 puan

16. Sunbelt Vipre Antivirus Premium

Zararlılardan koruma: 3 puan
Zararlıları kaldırma: 4 puan
Kullanım kolaylığı: 4 puan

Toplam: 11 puan

15. Webroot Internet Security Complete

Zararlılardan koruma: 2 puan
Zararlıları kaldırma: 5 puan
Kullanım kolaylığı: 4 puan

Toplam: 11 puan

14. Microsoft Security Essentials 2.0

Zararlılardan koruma: 2.5 puan
Zararlıları kaldırma: 4.5 puan
Kullanım kolaylığı: 5 puan

Toplam: 12 puan

13. Avira Premium Security Suite 10.0

Zararlılardan koruma: 3.5 puan
Zararlıları kaldırma: 4.5 puan
Kullanım kolaylığı: 4 puan

Toplam: 12 puan

12. Trend Micro Titanium Internet Security 2011

Zararlılardan koruma: 4.5 puan
Zararlıları kaldırma: 3.5 puan
Kullanım kolaylığı: 4.5 puan

Toplam: 12.5 puan

11. AVG Internet Security 2011

Zararlılardan koruma: 5.5 puan
Zararlıları kaldırma: 4.5 puan
Kullanım kolaylığı: 3 puan

Toplam: 13 puan

10. BullGuard Internet Security 10.0
Zararlılardan koruma: 5 puan
Zararlıları kaldırma: 3.5 puan
Kullanım kolaylığı: 4.5 puan

Toplam: 13 puan

9. ESET Smart Security 4.2

Zararlılardan koruma: 4 puan
Zararlıları kaldırma: 3.5 puan
Kullanım kolaylığı: 5.5 puan

Toplam: 13 puan

8. Sophos Endpoint Security and Control

Zararlılardan koruma: 4 puan
Zararlıları kaldırma: 4.5 puan
Kullanım kolaylığı: 5 puan

Toplam: 13.5 puan

7. Avast Free Antivirus 6.0

Zararlılardan koruma: 5 puan
Zararlıları kaldırma: 4 puan
Kullanım kolaylığı: 4.5 puan

Toplam: 13.5 puan

6. G Data Internet Security 2012

Zararlılardan koruma: 5.5 puan
Zararlıları kaldırma: 4 puan
Kullanım kolaylığı: 4 puan

Toplam: 13.5 puan

5. Norton Internet Security 2011

Zararlılardan koruma: 5 puan
Zararlıları kaldırma: 5 puan
Kullanım kolaylığı: 3.5 puan

Toplam: 13.5 puan

4. F-Secure Internet Security 2011

Zararlılardan koruma: 5 puan
Zararlıları kaldırma: 5 puan
Kullanım kolaylığı: 4.5 puan

Toplam: 15 puan

3. Panda Internet Security 2011 / 2012

Zararlılardan koruma: 5 puan
Zararlıları kaldırma: 5 puan
Kullanım kolaylığı: 5 puan

Toplam: 15.5 puan

2. Kaspersky Internet Security 2011 / 2012

Zararlılardan koruma: 5.5 puan
Zararlıları kaldırma: 5.5 puan
Kullanım kolaylığı: 5.5 puan

Toplam: 16 puan

1. BitDefender Internet Security 2011

Zararlılardan koruma: 6 puan
Zararlıları kaldırma: 5.5 puan
Kullanım kolaylığı: 5.5 puan

Toplam: 17 puan


Oyunlara yeni suçlama: Oyun oynarken dikkatli davranmazsanız ölebilirsiniz!

Oyun oynamak genelde eğlenceli bir aktivitedir. Fakat yıllar içerisinde gerçekleşen ve sonu ölümle noktalanan uzun oyun oynama maratonları, ne yazık ki oyunculuğu tehlikeli bir noktaya getirmektedir.

Bu konu hakkında yakın zamanda karşımıza çıkan bir örnekse, iki ay önce İngiltere’de uzun saatler oyun oynayan Chris Staniforth isimli gencin hayatını kaybetmesi. BBC’den yapılan açıklamaya göre ölüm nedeni “ven trombozu” olarak lanse edilen gencin, aralıksız 12 saat boyunca Xbox’ının başından kalkmadığı anlaşıldı.

Gencin babası olan David Staniforth ise konu hakkında çok detaylı bir araştırma yaptı. İlk olarak ulaştığı bilgi ven trombozu’nun meydana geliş sebebiydi. Tamamen hareketsizlikten meydana gelen ve özellikle bacakta bulunan bazı damarlarda oluşan kan pıhtılarının, bulundukları damarı tıkaması ya da direkt olarak beyne gitmesi üzerine oluşur. Bu durum genelde çok fazla seyahat eden insanlarda gözlemlenir.

“Sürekli oyun başında oturmayın!”

 

"Sürekli oyun başında oturmayın!"
Konu hakkındaki araştırmasının sonucu olarak oğlunun ölümünü tamamen hareketsizliğe bağlayan David Staniforth, verdiği bir röportajda şunlara değindi: “Yaptığım araştırmalardan sonra, herhangi bir kişinin saatlerce süren bir yolculukta oturur pozisyonda durmasıyla, oğlumun Xbox başında durması arasında bir fark olmadığını gördüm. Uzun süre oturmak gerçekten tehlikeli. Chirs oyun oynamayı çok severdi ve bütün gece başından kalkmazdı. Dünya çapında çok fazla insan uzun saatler boyunca oyun oynuyor ve bu çok büyük bir risk.”

David Stanifort ise uzun saatler oyun oynayan kişilere, içerisinde bulundukları tehlikeler için eğitici bir site açmayı planlıyor. Yine de unutmamakta fayda var ki Microsoft her seferinde; “Microsoft olarak, kullanıcılarımızın belirli aralıklarla oyunlarının başından kalmalarını ve ufak egzersizler yapmalarını öneriyoruz.” uyarısında bulunuyor.


Doç Dr. Neva Çiftçioğlu Banes yazdı…

AKLAŞIK 20 yıl süreyle yurtdışında yaşadıktan sonra Türkiye’ye ilk döndüğümde kendimi ülkeme dönmüş gibi değil de başka bir ülkeye göç etmiş gibi hissetmiştim. Birkaç arkadaşımın tavsiyesiyle Facebook’ta hesap açar açmaz çok sayıda izini kaybetmiş olduğum arkadaşlarıma ulaşıp yalnızlık psikolojisinden biraz olsun sıyrıldım. Yıllardır uzakta olduğum dostlarımın, hatta akrabalarımın daha önce hiç görmediğim eşleriyle, çocuklarıyla Facebook üzerinden tanıştım. Her yerde olduğu gibi burada da kişisel egoların tatmini için fikir ayrılıklarının seviyesizce tartışıldığına şahit olsam da başka zamanlarda kendilerine vakit ayıramadığım bazı dostlarla tek bir bağ olduğu için Facebook hesabımı açık tuttum. Dünyada milyonlarca insan Facebook ve Twitter’a üye. Her bireyin kendi profilini oluşturmak için farklı spesifik sebepleri olabilir. Bunları ne tartışmanın ne de eleştirmenin gereği var diye düşünürken, geçen hafta Oxford Üniversitesi bilim insanlarının yaptığı bir açıklama, bu konuyu tekrar gözden geçirmeme sebep oldu. Oxford Üniversitesi’nden Prof. Dr. Baroness Greenfield, bu konu üzerinde kaygıları olan diğer bilim insanlarının sözcülüğünü yaparak basına açıklamalarda bulundu. 30 Temmuz’da yaptığı konuşmasıyla ilgili haberi geçen pazar günü gazetemizden okumuşsunuzdur. Söyledikleri özetle şunlar: “Facebook ve Twitter kullanan gençler, birilerinden sürekli beğeni bekleyen küçük çocuklara benzemeye başladılar. Kendi kendilerine yetemiyorlar. Sayfalarında bir şeyler yayımlayıp sonrada beğenilmiş mi diye 40 defa kontrol ediyorlar. Bu halleri bana 4-5 yaşındaki çocukların ‘Anneee bak nasıl yaptım’ diyerek annesinden ‘Aferin evladım’ deme beklentisini hatırlatıyor. İnternet dostlukları, fikirleri ve hobileri paylaşma amacından çıkıp insanların çocukluktan kaynaklanan psikopatlıklarının tatmin merkezi olmuştur. Aksi takdirde bir insan ne diye ‘Kahvaltıda zeytin yedim’ tarzı bir paylaşıma girer ki? Yüz yüze konuşurken göz teması kuaramayan, Facebook’ta aslan kesilen asosyal gençler türemeye başladı. Bu kişilik krizine bir son verilmeli. Gerçek ilişkiler bu sanal ilişkilerle katledilmemeli. Gençler uyarılmalı.” Prof. Dr. Greenfield bu açıklamalarından hemen sonra Facebook ve Twitter kullanıcılarından gelen agresif mesajlara yine basın aracılığıyla yanıt vermiş: “Bana gönderdiğiniz eleştirileri salim kafayla ve objektif olarak tekrar okuyun ve ne kadar psikopat ya da normal olduğunuza kendiniz karar verin.” İnsan kendisine sunulan her olanağı iyi ya da kötü yolda kullanabilir. Bunu kontrol etmek imkânsız. Geçen hafta İngiltere’de 16 yaşındaki bir gencin, Facebook’tan arkadaşlarının “Sen kimseyi öldüremezsin, nerede sende o yürek” dolduruşuna gelerek kendisini çok seven 15 yaşındaki kız arkadaşını öldürmesi olayı, insanı düşündürüyor. Peki o zaman, bilim insanlarının önerdiği gibi bu sayfalara sınırlamalar mı getirilmeli? Bence hayır! Bugün Twitter ve Facebook kapansa benzer başka sayfalar açılacaktır. Bu tür iletişimlerin tümünü kaldırsanız bu sefer beraber yatıp kalktığımız cep telefonları var. İnsanlar dostluğa, paylaşmaya, sevgiye, takdir edilmeye aç.Modern hayatın götürülerinden dolayı sosyal ilişkilerin ölmesi bizi bu sanal tatmin yollarına itiyor. Bu yollar bazı dostları kazandırırken bazen de kaybettiriyor. Kimileri arkadaş edinmek ya da sadece haberleşmek bahanesiyle sadece ego tatmin ediyor, kimileri gerçek psikopatlar olarak kendisine bu yolla av arıyor. Sonuçta ne olursa olsun birileri, hepimizin duyguları ve amaçları üzerinden ciddi paralar kazanıyor.

Uç görüşlüler Facebook benzeri iletişim gruplarında buluşuyor

İKİ sene önce İngiltere’de “English Defense League” yani “İngiltere’yi Koruma Derneği (EDL)” adıyla Facebook’ta bir sayfa açılmıştı. Derneğin amacı, İngiltere’ye olabilecek her türlü Müslüman göçünü engellemekti. İlk başlarda 50 kişinin üzerine çıkamayan üye sayısı, Norveçli cani Anders Behring Breivik’in katliamından sonra 10 binin üzerine çıktı. EDL Dernek Başkanı Stephen Lennon, üye sayısında artışı zaten beklediklerini ama bunun böylesi bir hazin olaydan sonra gerçekleşmesinin şaşkınlığı içinde olduklarını söyledi. Lennon, dernek üyelerinden hiçbir zaman bu şekilde saldırganlık yapmalarını istemediklerini, ancak bu şekilde fanatik kişileri de engelleyemediklerini sözlerine ekledi. Norveç polisleri yaptıkları araştırmada, Breivik ile EDL arasında herhangi bir bağ olmadığını söylediler. İtalya ve Almanya’da da buna benzer uç görüşlü dindarlar, Facebook’tan başka Twitter, Myspace ve 1000’e yakın benzer iletişim grupları kullanarak gruplaşmaya başlamışlar. Almanya İçişleri Bakanı Hans Peter Friedrich, bu gruplaşmalar için fikirlerini şöyle açıklıyor: “Ben bu şekilde göz önündeki gruplaşmaları, kapalı kapılar ardındaki gruplaşmalardan daha az tehlikeli görüyorum.”

O sadece bir fare değil!

Yayınlandı: 28 Temmuz 2011 / Teknoloji

Canon, sizce bir fare ile neyi bir araya getirmiş olabilir? Tahmininizi yaptıysanız, cevabı içeride!

İnternette dolaşırken birden birkaç sayıyı toplamanız mı gerekti? O halde hesap makinenizi aramaya başlayın. Veya Canon‘un buhesap makineli farelerinden birini kullanın!

Canon’un X Mark I Mouse‘u, fare ile dört işlemi bir araya getiriyor. Fareniz ve hesap makineniz elinizin altında olduğu sürece artık hiçbir şeyden korkmanıza gerek yok, artık tüm güç sizde. Üç adet AAA pil ile çalışan bu ilginç cihazın fiyatı ise 60 dolar.


AMD’nin 2012’de PC’ler için patlatacağı dev bomba ortaya çıktı! İşte yeni çekirdek canavarı…

Akıllı ceplere ve tabletlere olan ilginin büyüklüğü, PC satışlarını azaltsa da PC işlemcisi üreticileri daha güçlü işlemciler üretmek için çabalamaya devam ediyorlar. PC Gamer‘ın haberine göre AMD‘nin sızan yol haritasında, 2012’de piyasaya sürülmesi beklenen 10 çekirdekli bir masaüstü işlemci var.

Kod adı “Piledriver” olan işlemcinin, bu sene ortaya çıkması beklenen sekiz çekirdekli “Bulldozer” işlemcisinin bir türevi olduğu söyleniyor. Piledriver’ın FM2 adında yeni bir anakart tasarımı kullanacağı da bilinenler arasında.

Bir süre önce sabırsızlıkla dört çekirdekli işlemcileri beklediğimizi düşünürsek 10 çekirdekli işlemcilerin önemli bir yenilik olacağını söyleyebiliriz. İşlemcilerin fiyatı hakkında henüz bir bilgi mevcut değil.


Hacker araçları ile PC’nizi koruyun!

Yayınlandı: 28 Temmuz 2011 / Teknoloji

Sonuçlara baktığınızda, en önemli bilgiler “ANSWER SECTION” satırından sonra başlamaktadır. Burdada internete açık sunucuların sabit IP’leri bulunmaktadır. Üçüncü parti tarafından sunulan bir web sitesi için buradaki IP adresi, sitenin bulunduğu ortak sunucunun IP’si olacaktır.  Şimdi ilk sayfadaki ‘Type’ (Tür) açılır menüsü yoluyla sağlanan bilgilere odaklanabilirsiniz. ‘Network addresses’ seçeneği, sadece direkt olarak bağlanılabilen sunucuların IP adreslerinin döndürülmesini sağlayacaktır. Sadece e-posta takas sistemlerinin ve domain’in yönetimsel DNS isim sunucularını döndürmeniz de mümkündür.

Hacker’ların kullandığı araçlardan faydalanın, PC’nizin güvenliğini ve güvenlik bilginizi artırın!

Güvenlik profesyonelleri ve hacker’lar hangi araçları kullanıyorlar? Bu sorunun cevabı sıklıkla değişiyor ancak profesyonellerin kullandığı bazı modası geçmeyen araçlar da var.

Bu araçlar bir saldırı platformu olmaktan çok bazı garip görevleri hızlıca ve güvenli bir şekilde yerine getirebiliyorlar. Geliştiricileri bu araçları yeni özellikler ekleyerek ve daha kolay kullanılır bir hale getirerek güncelliyorlar.

Bu araçlardan bazıları çevrim içi olarak çalışırken, bazılarını USB belleğinizde taşımanız mümkün. Bu araçların ortak özelliği ise herkese açık olmaları. Her güvenlik araştırmacısı ve hacker, bu tür araçları yanında taşısa da onları kullanmakta kendine özgü yöntemlere sahiptir.

Bir Dig hizmeti kullanma

Bir saldırı gerçekleştirmekte veya bir çevrim içi bilgi kaynağını güvenli hale getirmekte ilk adım, internet üzerinden herkese hangi bilgilerin göründüğünü incelemektir. Büyük kuruluşlar için bu e-posta sunucuları ve web sunucularından öte bir konudur. Zaman zaman ağ yöneticisi tarafından yapılan bir hata, güvenlik sorunlarına yol açabilir.

Herkese görünen bilgilerin ne olduğunu anlamanın en iyi yol, herkese açık bir Dig hizmeti (Domain Information Groper) kullanmaktır. Bir Dig hizmeti kullanarak yerel DNS sunucuları, web ve e-posta sunucuları gibi birkaç sınıf bilgiyi açığa çıkarmak mümkündür. Bazen çevrim içi olmaması gereken bilgisayarların, DNS’e yanlışlıkla eklenmesi sonucunda, adreslerini de ortaya çıkarmak mümkün olabilir.

Bu adreste bir Dig hizmetini bulmanız mümkün. Burada bir domain adını www olmadan girin ve Dig düğmesine basın. Bir DNS’in domain hakkında ne kadar bilgi sakladığına bağlı olarak Dig çıktısı oldukça kapsamlı olabilir ve ağın hangi bölümlerinin internetten görüntülenebildiği konusunda iyi bir fikir verebilir.

Dig sonuçlarını değerlendirme

Sonuçlara baktığınızda, en önemli bilgiler “ANSWER SECTION” satırından sonra başlamaktadır. Burdada internete açık sunucuların sabit IP’leri bulunmaktadır. Üçüncü parti tarafından sunulan bir web sitesi için buradaki IP adresi, sitenin bulunduğu ortak sunucunun IP’si olacaktır.

Şimdi ilk sayfadaki ‘Type‘ (Tür) açılır menüsü yoluyla sağlanan bilgilere odaklanabilirsiniz. ‘Network addresses‘ seçeneği, sadece direkt olarak bağlanılabilen sunucuların IP adreslerinin döndürülmesini sağlayacaktır. Sadece e-posta takas sistemlerinin ve domain’in yönetimsel DNS isim sunucularını döndürmeniz de mümkündür.

NMap ile mevcut sunucuları, açık portları bulmak

NMap

Bir sonraki adım, ağınızda hangi sunucuların var olduğunu bilmek ve hangi portlarının açık olduğunu bulmaktır. Burada tüm port bulucuların dedesi olan NMap işini iyi yapıyor.

Çevrim içi güvenlikle ilgilenen herkesin vazgeçilmez aracı olan NMap, ilk başta bir Linux komut satırı aracı olarak tasarlanmış ancak Windows’a port edilmiş ve Zenmap adında bir grafiksel ara yüz ile desteklenmiş. Zenmap ile NMap’ın dev sayıdaki komut satırı seçenekleriyle başa çıkmak çok daha kolay bir hale geliyor. Nmap’ın Windows sürümünü buradan indirebilirsiniz.

Yükleyici içerisinde uzak sunucuların TCP/IP yığınlarını yoklamaya yönelik paketleri yöneten ve sunucuda çalışan işletim sistemi hakkında bilgi edinmeye izin veren WinPcap sürücü yazılımı da bulunuyor.

Zenmap’i kullanma, diğer özellikleri

Yükleme tamamlandıktan sonra Zenmap‘ı çalıştırın. Ağınızdaki bir bilgisayarın IP adresini ‘Target’ kutucuğuna girin ve ‘Profile’ menüsündeki ‘Quick Scan‘ düğmesine tıklayın. Ekrana hedef PC’de hangi portların açık ve dinlemede olduğunu gösteren özet bir bilgi gelecektir. Burada hedefin ağ kartının MAC adresi de bulunmaktadır. Zenmap bunu kartın üreticisini keşfetmek için kullanmaktadır.

Hacker’ın elde edeceği bu tür bilgiler, onun erişime izin verecek açıkları aramasına veya ağ kartının firmware‘inde bulunan bug’lardan faydalanarak bir karmaşa yaratmasına izin verebilir. Makine hakkında daha kapsamlı bir bilgi için ‘Internse Scan, all TCP ports’u seçin ve ‘Scan’e basın.

Bu, hedef PC’de 65535 portun tümüne paket gönderilmesi demektir. Burada hedef PC’nin hangi işletim sistemini kullandığı da ortaya çıkabilir. Bu tür bilgiler, sisteme girmek için sonraki adımda ne yapılacağının belirlenmesi konusunda çok önemlidir.

Zenmap’ın diğer faydalı bir özelliği de bir alt ağı tam olarak tarayabilmesi ve detayları ortaya çıkarabilmesi. Bir IP adresinin son sayısını yıldız imi ile değiştirmeniz yeterli (192.168.0.* gibi). Bu sayede ağınıza gizlice bağlanan bir aygıt olup olmadığını da kolaylıkla keşfedebilirsiniz.

NBTEnum

Hangi hedeflerin savunmamızı yaran bir hacker’a açık olduğunu öğrendikten ve ağımızı detaylı bir şekilde gördükten sonra sonraki görev, her makinenin hangi açıkları sunduğunu ortaya çıkarmaktır. Bu önemli bir adımdır çünkü bir hacker bunları direkt olarak kıramasa da çok önemli bilgiler elde edebilir.

Oldukça eski ve bulunması da zor bir yazılım olan NBTEnum, bir Windows PC’sine sadece “sorarak” inanılmaz derecede çok bilgi edinebiliyor. NBTEnum’u şu an Packet Storm güvenlik web sitesinden indirmek mümkün.

ZIP dosyasını açın ve içeriğini yeni bir klasöre çıkartın. NBTEnum bir komut satırı aracı olduğundan komut satırını açın ve buluduğu klasöre gelin.

NBTEnum’u çalıştırmak için NBTEnum -q < ip adresi > yazın, IP adresi bölümüne bir ağınızdaki bir Windows PC’sinin adresini girin. Hedef, NetBIOS hizmeti yoluyla bağlantıları kabul ediyorsa, NBTEnum bu hizmetin sunduğu şok derecede fazla olan detayları içeren bir web sayfası oluşturacaktır.

Bu sayfayı tarayıcınızda açın. En azından hedef bilgisayarda var olan (varsa) paylaşımları göreceksiniz. Hedef bilgisayarın kullanıcı adını ve parolasını biliyorsanız dev miktarda bilgi elde edebilirsiniz.

NBTEnum -s < kullanıcı adı > < parola > sözdizimini kullanın (gerekli değişiklikleri yaparak). NBTEnum oldukça detaylı bir web sayfası ile karşınıza çıkacaktır.

InSSIDer

Giderek daha da kablosuz hale gelen bir dünyada yaşıyoruz. Wi-Fi sinyalini incelemeye yönelik birçok araç mevcut ancak bunların en iyilerinden bir tanesi InSSIDder 2’nin Windows portu. InSSIDer’ı buradan indirebilirsiniz.

Aracı çalıştırdığınızda alanı içerisinde olan Wi-Fi ağlarını aramaya başlıyor. Ara yüzün üst bölümünde güvenlik seviyesi gibi ağ hakkında detaylı bilgiler görüntüleniyor. Burada herhangi bir şifre ile korunmayan ve herkes tarafından girilebilen ağları görebilirsiniz. WEP koruması kullanan ağlar da algoritmanın zayıflığı nedeniyle saldırılara oldukça açıktır.

Burada kullandığınız kanalın başkaları tarafından kullanılıp kullanılmadığını görebilir, daha boş bir kanala geçerek hızınızı iyileştirebilirsiniz.

Donanım ve bilgisayar aşkı

Yayınlandı: 28 Temmuz 2011 / Teknoloji

  Oparabiriktirip bin bir zahmetle aldığın sistem gelir parçalar kutunun içinde, dokunmaya kıyamazsın, birgünparçalar öyle durursenkarşılarındabüyükbir aşkla bakarsın.. gece olur yatarken yastığının altına koymak istersin, gece çeyrek uyur çeyrek sevinir çeyrek heycanlı çeyrek aklındayenisistemin öyle sabah edersin, sabah olur gözün o parçalara giderhemen, gidersin bakarsınsonraçişin gelir wc e gidersin, wc denince aklınapcgelir(biraz saçma oldu burası), sonra kahvaltını yapıp hem heycanlı hemde sakin bir şekilde parçaları kutusundan çıkartırsın, sonra büyük bir özenle sanki bir bebeği tutuyormuşçasına dikkatle parçaları birleştirirsin. bütün parçaları yerleştirdiğinde bir kontrol eder emin olmaz bir kaç kez daha kontrol edersin baktın hepsi olmuş yüzünde bir gülümseme, kasanın kapağını kapatırsın arkadan kabloları özenle takarsın tam son kabloya gelirsin kalbin yerinden çıkacak gibi çarpar ve kabloyu takıp başını kaldırırsın(yüzünde hala o gülümseme vardır) sonra bi besmele çekip açma düğmesine basarsın o an için içine sığmaz, biosu vs. i halleder raid yapıcaksan yaparsın sonra ayarlar bitip sıra format atmaya gelir. O heycanla hızlıca formata başlarsın… o format atılana kadar olanbeklemesırasındaki 40dk sanki 40yıl gibi olur, format biter reset atar pc. Tek düşündüğünüz yeni pc’nizdir… Ekran gelirkullanıcıayarlarını yaparsınız bir restart daha ve işte o an heycandan yarı baygın halde olduğunuz andır… Oturum ekranı gelir şifreyi girer ve oturumu açılmasını beklersiniz.. Veeemutluson sistem kurulmuş masaüstü kullanıma hazır haldedir… Sonrasında bildiğinizprogramkurma, türkçe yama(gerekliyse), antivirüs, ve diğer programlar ve oyunları kurma aşaması gelir.. işte ozamanheycanlısınızdır(biraz daha sakinleşirsiniz ama yinede heycanlısınızdır) ama o programlar kur kur bitmez adamı gıcık eder ama hepsi bittiğinde bir “ohhh” çeker son bir restart atar ve pc’niz ile sadece sizin olduğunuz(yemek yemeği, wc e gitmeyi bile istemediğiniz) oilkkullanıma başlarsınız… işte donanım/bilgisayar aşkı budur….
Kaynak: http://www.chip.com.tr/blog/firaristt/donanim-ve-bilgisayar-aski_6204.html